MUHASEBE KAYIT YÖNTEMLERİ

Muhasebe Kayıt Yöntemleri

Kanuni defter tutmak zorunda olanlar, ticari islemlere ait kayıtlarının tutulmasında
durumlarına uygun olan asagıdaki iki kayıt yönteminden birisini seçerler. Bunlar;

-Tek taraflı (basit) kayıt yöntemi

-Çift taraflı(muzaaf) kayıt yöntemi

İşletmeler tek taraflı kayıt sisteminde gider veya gelir ile ilgilenirler. Gider veya Gelirin hangi ödeme ve borçlanma araçlarıyla yapıldığını dikkate almazlar. Genellikle küçük işletme sahipleri gelir veya giderlerini anlık olarak görmek isterler. Bu yöntemde buna imkan sağlamaktadır.

Tek taraflı kayıt sistemine İşletme defteri ve Serbest Meslek Kazanç defteri örnek olarak gösterilebilir.

Tek Taraflı Kayıt Sistemi İşletme Defteri:
İşletme defteri gelir ve giderlerin tek taraflı olarak kaydedildiği defterdir. Önceleri işletme defteri elde tutulurdu. Fakat günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte bilgisayarlı muhasebe paket programları geliştirilmiş, artık muhasebe elde tutulmamaktadır. İşletme defteri modülü sayesinde yapılan bir işlem sonuçları yazıcıdan alınmakta ve analiz yapılabilmektedir.

Çift Taraflı Kayıt Sistemi:

Çift taraflı kayıt yöntemi, tek taraflı kayıt yönteminden farklı olarak bir işlem en az iki hesapta izlenir. Çift taraflı kayıt sistemini 1.sınıf tacirler kullanır.

Çift taraflı kayıt sisteminde bir kuralımız vardır. Çift taraflı kayıt sisteminde mevcutlarda bir artış olduğu zaman hesaba borç, azalış olduğu zaman hesaba alacak kaydedilir.Örneğin işletmenin kasasındaki para bankaya yatırılmış ise kasada bir azalma olduğu için hesaba alacak, bankadaki mevduatımızda bir artış olduğu için hesaba borç kaydedilir. Yani bankaya para yatırılması çift taraflı bir işlem yaratmıştır. Bir taraftan bu işlem kasayı ilgilendermekte, bir taraftan da bankadaki hesabımızı ilgilendirmektedir.
Çift taraflı kayıt sisteminde işlemler önce tarih ve sıra numarasına göre YEVMİYE DEFTERİ ne kaydedilir. Buradan da sınıflandırma yapılarak DEFTER-İ KEBİR(BÜYÜK DEFTER) e kayıt yapılır. Ardından MİZAN düzenlenerek yapılan işlemlerin doğruluğu kontrol edilir.

Bilgisayarlı muhasebe uygularında işlemler yevmiye defterine kaydedilmez. İlk önce işlemler muhasebe fişlerine kaydedilir. Bu fişler
A-Tahsil Fişi      B-Tediye Fişi       C-Mahsup Fişi        D-Açılış Fişi dir.

ÇİFT TARAFLI KAYIT SİSTEMİNİN AŞAMALARI

İşletme Hesabı Defteri

İşletme defterinin sol kısmında GİDERLER yer alır. Giderler kısmında dönem başı mal mevcudu ile satın alınan mallar ile ödenen ücret ve diğer giderler(işçi ücreti,elektrk,su,doğal gaz…vs) yer alır.

****Gider kısmına borç ve alacaklar kaydedilmez. Ayrıca satın alınan duran varlık bedelleri gider olarak kaydedilmez sadece alınan duran varlıkların KDV si gider olarak yazılabilir.

 

Aşağıda işletme defterinin gider kısmı gösterilmektedir.

GİDER                           İŞLETME HESABI DEFTERİ

Sıra No Kayıt
Tarihi
Alınan Fatura veya Vesikanın Tarihi ve Numarası AÇIKLAMA(İzahat) Ödenen Ücret ve Diğer Giderler Alınan Emtia(Mal) Bedeli İndirilecek Katma Değer Vergisi TOPLAM
Dönem başı stok
TOPLAM(YEKÜN)

İşletme defterinin GELİR kısmında ise satılan mal veya hizmet bedelleri ile bunlara ilişkin hesaplanan KDVler, alınan ücret ve diğer giderler ve dönem sonu stok kaydedilir.

GELİR                      İŞLETME HESABI DEFTERİ

Sıra No Kayıt
Tarihi
Verilen Fatura veya Vesikanın Tarihi ve Numarası AÇIKLAMA(İzahat) Alınan Ücret ve Diğer Giderler Satılan Emtia(Mal) Bedeli Hesaplanan Katma Değer Vergisi TOPLAM
Dönem sonu stok
TOPLAM(YEKÜN)

—————

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

4 Yorum “MUHASEBE KAYIT YÖNTEMLERİ” için

  1. can diyor ki:

    Bilgi için teşekkür ederim

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  2. ahmet bilgen diyor ki:

    Hükümetin SSK prim borcu ve vergi affı için iki seçeneği var

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın esnafa vergi ve SSK prim borçlarında yeni bir yapılandırma olabileceğini dile getirmesi yeni bir beklenti yarattı. Hükümetin vergi ve SSK prim borçlarını yeniden yapılandırmak için iki yolu var. Amme alacakları yasasına göre aslında hemen borçlular için taksitlendirme imkânı getirilebiliyor. Söz konusu yetki 18 ayda 18 eşit taksit uygulaması için getirilmişti. Ancak küresel kriz nedeniyle bu yapılandırmaya talep düşük kaldı. Bu yöntemde faiz ya da borcun kendisine bir af getirilmiyor. Sadece gecikme faizi düşürülüp istenilen ay kadar vade imkânı tanınıyor. 36 ya da 48 ay taksit fark etmiyor. Eğer birikmiş borçların faizine bir af getirilecekse bunun için yasa çıkması şart. Yasa çıkarılacaksa da bunun için Meclis’in açılması gerekiyor.

    Yeniden yapılandırmada ‘silme’ yok
    Başbakan Erdoğan, geçen hafta Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken ile iftar yemeğinde bir araya gelerek vergi ve SSK prim borçları için bir yeniden yapılandırmanın gündeme gelebileceğini ifade etti. Erdoğan’ın bu konuda Maliye, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Çalışma Bakanlığı’nın bir çalışma yapabileceğini dile getirdiği gündeme geldi. 70 milyar liraya ulaştığı söylenen vergi ve SSK prim borçları için hükümetin önünde iki seçenek bulunuyor. Bunlardan bir tanesi hemen hayata geçirilebilecek durumda. 6183 sayılı yasanın 48′inci maddesinde yasa çıkarılmadan ikincil bir düzenlemeyle taksitlendirme imkânı bulunuyor. Yetkililer, 6183 sayılı yasadaki yetkinin önceden beri olduğunu ama daha önce kullanılmadığını belirterek 2008 yılında çıkarılan yıllık yüzde 3 faizli 18 ayda 18 eşit taksit uygulamasının bu maddeye dayanarak getirildiğini söylediler.
    Bu yasal dayanakla anapara ya da faizlere herhangi bir af getirilmesinin söz konusu olmadığını dile getiren yetkililer, sadece mevcut borçların daha fazla taksitle ödenmesine imkân tanındığını vurguladılar. Ayrıca bu yöntemde faiz oranıyla oynanabiliyor. Yani faiz oranı düşürülebiliyor ancak bu da geriye dönük işlemiyor. Geleceğe yönelik taksitleri etkiliyor. 18 ayda 18 eşit taksit uygulamasının küresel kriz nedeniyle başarılı olamadığını ifade eden yetkililer, ödeme düzeyinin yüzde 10-15′lerde kaldığını kaydettiler.

    Faize af olursa yasa gerekli
    Eğer birikmiş vergi borçları için geçmişe yönelik faizler alacaklarında bir silme operasyonu yapılacaksa bunun yasa çıkarılarak yapılması gerekiyor. Anayasanın 73′üncü maddesine göre vergi ancak yasayla getirilebiliyor ya da kaldırılabiliyor. Bu nedenle birikmiş olan borçlarda yapılacak geriye doğru silme işlemi ancak yasayla mümkün olacak. Bunun için de Meclis’in açılması gerekiyor.
    Yetkililer, vergi ve SSK prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin olumlu mesajların mevcut ödemeleri de olumsuz etkilediğini belirterek bir yapılandırma olacaksa hızlı davranılması gerektiğini dile getiriyorlar. Bu durumda Meclis’in açılması ekim ayını bulacağı için yeni bir yasa çıkarılarak af getirmenin biraz zaman alacağını dile getirdiler. Faizi düşük tutarak vadenin 36-48 ay gibi bir zamana yayılmasının daha hızlı bir adım olacağı kaydedildi. Esnaf ise 60 ay vade istiyor.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  3. mücahit çetinkaya diyor ki:

    muhasebe tutumlarında pek çok evrak ve yazımlar kullanılıyor bu yazımlardan n
    itekim bazılarımz anlamamaktayız.Bu evraklar kafa karıstıran lüzumsuz seylerdr.sadece gerekli ve lüzumlu olacak seyler kayıda alınmalı ve insanlar neyin nerde oldugunu anlasın ve insanalrın kafası karısnmasın.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  4. walatt diyor ki:

    dahafazla bilge ihtiyacımız var

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)

Yorumlar

*